ABD Başkanı Tramp çılgınlıklarından birisine daha imza attı o da Eğitim Bakanlığını kapatmak oldu. İç siyasetin sıcaklığından bu konuyu değerlendirecek fırsatı bulamadık ama bence bu önemli bir gelişme...
Amerika'dan başlayan bu eğilim daha sonra dünyanın diğer yerlerine sirayet edebilir.
Bildiğiniz gibi eğitimin devletin uhdesine verilmesi Fransız İhtilali'nin bir sonucudur. Fransız ihtilalinden önce eğitim dini olup Kilise'nin tekelindeyken, laik devlet anlayışını önce çıkaran Fransız ihtilali Kilise'nin gücünü azaltmak ve devleti tüm bireylerini şekillendirmek için eğitim işini üstlendi ve daha sonra da oradan tüm dünya ülkelerine yayıldı. Bugün, eğitim devletin yapacağı işlerden olmazsa olmazı haline geldi.
Osmanlılar ve İslam Dünyasında ise eğitim işi vakıflar, medreseler, dergahlar, tekkeler ve alimlerin evleri kanalıyla yürütülüyordu. Ayrıca devlet adamları, zenginler ve hayırseverler vakıflar kurup eğitimi destekliyordu. Nizamiye Medresesi bile bir vakıf şeklinde oluşturulmuştu. Yani devletin doğrudan bireyleri yetiştirmesi gibi bir şey olmayıp ilmiye sınıfı gerçekten bağımsızdı ve yeri geldiğinde devleti eleştirebiliyorlardı.
Fransız ihtilalinden sonra eğitim işi tamamen devletin eline geçti ve bugün çok büyük bir mali külfet şeklinde yürütüldüğü gibi akademisyenleri ile de ayrı bir din ve kült haline geldi.
Tramp'ın yaptığı belki çılgıncadır ama bence eğitim işi devletin uğraşmayacağı kadar ciddi bir iştir ve devlet tekelinden alınmalıdır. Belki devlet sadece ilk öğretimi zorunlu hale getirip bunu üstlenebilir. Daha üst eğitim işi tamamen devletten alınıp vakıf ve kurumlara devredilmelidir.
Düşünebiliyor musunuz? sizin vergilerinizle insanlar doktor olup sonra size büyüklük taslıyor ve hatta buradaki koşulları beğenmeyip yabancı ülkelere gidip çalışıyorlar. Aynı şekilde diğer branşlar için de söz konusu...
Eğitim vakıflar aracılığıyla yürütülmeli, devlet sadece zeki ve başarılı olanlara burs vererek eğitimlerine destek olmalıdır. Eğitim yükü devletin üzerinden kaltığında artan para ekonomik kalkınmaya ayrıldığında ve her insanın bir işi olduğunda devlete karşı daha büyük minnet duyacaklardır.
Bugün herkesin bir iki diploması var iken işsiz kalıyor, en şanslısı asgari ücretle bir işe giriyor... Bu mu eğitimde istenen hedef? vatandaşın vergilerinin hiç bir sonuca ulaştırmayan eğitime harcamak mı devletleti yönetmek? Çiftçi, esnaf veya işçi olacaklar için ya da üniversite okumayacaklar için lise masraflarını karşılamak mı adil gelir dağılımı...
Okumak, bir istidat gerektirir. Herkes okumamalı ve herkese zorunlu eğitim verilmemelidir ilkokul hariç... Okumak isteyen bunun karşılığında çok çalışmalı ve sadece belli bir kesim yani eğitim ile gerçekten bir yerlere gelmeyi hedefleyen ve bunun karşılığı olan çok çalışmayı gerçekleştiren insanlar okumalıdır.
Bugün ülkemizde okul okumanın hatta üniversite okumanın tek amacı iş sahibi olmaktır. Yani ilim öğrenme ve araştırma amacı ancak çok dar bir kesim tarafından amaçlanmaktadır. O halde devlet bu anlamsız yüke para harcayacağına burayı kapatıp buradan arta kalan parayı istihdama, üretime, sanayiye, tarıma ayırmalıdır. Belki insanların iş hayatına atılmaları için meslek eğitimleri verilmelidir ki o bile bir en fazla iki yılda öğretilmeli süreç anlamsız derslerle uzatılmamalıdır.
ihe